İsa’nın Kurtuluş Öğretisi Nedir?
- Abdullah Şahin
- 21 Nis
- 11 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 saat önce
Özet
İsa kim olduğunu ve getirdiği kurtuluşun ne olduğunu açık bir şekilde anlatmıştır ve insanlığı içinde bulunduğu günaha ve sonsuz ölüme köle durumundan kurtarmıştır. İncil bize bu gerçeği bütün açıklığı ve güvenilirliğiyle anlatmaktadır. İsa, Tanrı’nın sözü ve Tanrı ile aynı öze sahiptir, bu sebeple de Tanrısal öze sahiptir. İncil’deki ayetlerde de bu gerçeği okuyoruz. Kutsal Kitap’daki ayetlerin kendi teolojik açımdan değerlendirdiğim bu çalışma da, özellik de İsa’nın ‘kurtarıcı’ kimliği üzerinde yoğunlaşarak, İsa’nın neden kurtarıcı olduğu ve bu kurtarıcı sıfatının günümüz modern insana ne anlam ifade ettiği konusunda paylaşımlarımı sundum.
Giriş
Kutsal Kitap Nedir? [1]
Türkçede Hristiyanlığa dair bir literatür kargaşası vardır. Kutsal Kitap, Eski Antlaşma olarak bilinen ve Tevrat, Zebur ve peygamberlik kitaplarının olduğu 39 kitapçıktan; Yeni Antlaşma denilen içerisinde Matta, Markos, Luka, Yuhanna, Mektuplar ve Vahiy bölümünün bulunduğu 27 kitapçık (daha iyi anlaşılsın diye bölüm) toplamı olan 66 kitapçığa yani bölüme verilen addır.
Tanrı kitap göndermemiştir, antlaşmalar yapmıştır: İbrahim ile Eski Ahit, İsa ile Yeni Ahit yapılmıştır.
Kutsal Kitap eşsizdir:
1. Süreklilik açısından eşsizdir: Yaklaşık 1500 yılı aşan bir zaman diliminde yazılmıştır
2. Yaşamın farklı kesimlerinden gelen krallar, askerler, filozoflar, balıkçılar, çobanlar Kutsal Kitap’ın içerisine dahil edilmiştir.
3. Farklı zamanlarda yazılmıştır.
4. Üç kıtada yazılmıştır: Asya, Afrika, Avrupa .
5. Üç dilde yazılmıştır: İbranice Aramice, Grekçe .
6. En önemli özelliği ise ana karakter olarak İsa Mesih aracılığıyla bilinen, gerçek ve diri Tanrı olmasıdır.
İsa’nın Kelam Olması
İsa Mesih, ‘kelâm’ın beden almış halidir. İsa bizatihi vahyin kendisidir.
İsa, kelâm olduğu için İsa’nın söylediği her şeyde vahiydir. Bu açıdan bakarsak İncil’in İsa’ya bir melek aracılığıyla gelmediğini, İsa’nın bizatihi vahiy olduğunu, kelâmın ete kemiğe bürünüp aramıza geldiğini görüyoruz. İsa göğe alındıktan sonra yazılan kısımlar ise Kutsal Ruh’un rehberliğinde havariler ya da havarilerin öğrencileri tarafından yazılmıştır; yazdıran Kutsal Ruh, yazan ise insandır. Buradaki vahiy anlayışındaki farklılığı iyi idrak etmek gerekiyor. İncil’in değiştirildiğine dair iddialar ve farklı kişiler tarafından yazıldı iddiaları da bu açıdan anlamsız kalmaktadır .
Eski ve Yeni Antlaşmalarda Tanrı’nın Kurtarıcı Sıfatı
Eski Antlaşma ve Yeni Antlaşma bir bütündür. Eski Antlaşma, Yeni Antlaşma rehberliğinde okunmalıdır. Çünkü İsa’nın Eski Antlaşma’ya dair şu sözleri bu gerçeği açıklar:
“Kutsal Yasa’yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim. 18 Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa’dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak. Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği’nde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliği’nde büyük sayılacak. Size şunu söyleyeyim: Doğruluğunuz din bilginleriyle Ferisiler’inkini aşmadıkça, Göklerin Egemenliği’ne asla giremezsiniz!” (Matta 5:17-20)
Burada önemli olan üç nokta var:
1. İsa’nın öğrencilerine hitaben yaptığı meşhur Dağdaki Vaazı’nda yer alır bu ayetler.
2. Geçersiz kılmaya (καταλύω, kataluó) değil tamamlamaya (πληρόω, pléroó) geldi.
3. Sözlerine uymayı ve uyanların doğruluğunun (δικαιοσύνη1, dikaiosuné) din bilginleri ile Ferisilerinkini aşmasını istiyor.
a. Yeşuah
Kurtuluş Eski Antlaşma’da ‘Yeşuah’ (ּׁשָועה˙ ְי) kelimesi ile açıklanır. Yeşuah kelimesinin kökeni ‘yaşa’ (İbranice: ׁשע˙ַ ָי) kökünden türemiştir: Kurtarmak, kurtuluşa erdirmek anlamlarına gelir. Eski Antlaşma’daki kurtarıcı Tanrı’dır:
“Ama ben umutla RAB’be bakıyor,
Kurtarıcım olan Tanrı’yı bekliyorum.
Duyacak beni Tanrım.” (Mika 7:7)
Tanrı, bizatihi, kurtuluşun kendisi olarak insanları kurtarmıştır. Hristiyanlıkta buna ‘soteriology’ ya da kurtuluş bilimi denilmektedir. Tanrı insanı neden kurtarır, nasıl kurtarır, insanın kurtuluşa ihtiyacı olduğunu nasıl anlar ve insanın bu kurtuluş için neler yapması gerekir soruları önemlidir.
Kurtuluş doktrini Hristiyanlık açısından çok önemli ve imanın tam merkezinde olan bir konudur.
Eski Antlaşmada Tanrı’nın kurtarmaya dair eylemini bu ayette görüyoruz:
“RAB Tanrı Adem’le karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi”. (Yaratılış 3:21)
Adem ve karısı için Tanrı ilk defa kan döktü. Adem ve Havva günahının iki önemli sonucu vardı:
1. Tanrı’nın iradesine karşı gelmek.
2. İyi ve kötüyü bilerek sorumlu olmak.
“Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. 7 İkisinin de gözleri açıldı.
Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar.” (Yaratılış 3:6-7)
Çıplak olduklarını fark edip incir ağacından yapraklar dikmeleri ve kendilerine önlük yapmaları utancın bir sonucudur. Çıplak olmanın kötü olduğunu bilmeleri onları kapanmaya zorladı. Halbuki günahtan önce de çıplaktılar ve birbirlerini görüyorlardı ama çıplaklığın ‘günah’ olduğunu bilmedikleri için, kapanmaktan da sorumlu değillerdi. İncir ağacının yaprakları onlar için ideal ve sağlıklı bir çözüm değildi, bu nedenle Tanrı onlar için nihai bir çözüm sağladı.
Tanrı, Adem ve Havva’dan itibaren insanlara kurtuluş yolunu gösterdi. İbrahim’in yeri ise biraz daha farklıydı.
Tanrı İbrahim’i Ur[4] şehrinden çıkardığında İbrahim’in ismi Avram ( İbranice: Abram - ְׁאָברם˙ַ )’dı[5]. Avram ailesi ile uzun bir yolculuğa çıkar ve nihai olarak Tanrı onunla bir antlaşma yapar. Burada Avram’ın artık İbrahim ( İbranice: :ְׁאָבָרהם˙ַ Abraham) olduğunu görürüz:
“Avram doksan dokuz yaşındayken RAB ona görünerek, “Ben Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’yım” dedi, “Benim yolumda yürü, kusursuz ol. Seninle yaptığım antlaşmayı sürdürecek, soyunu alabildiğine çoğaltacağım.” Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,
“Seninle yaptığım antlaşma şudur” dedi,
“Birçok ulusun babası olacaksın.
Artık adın Avram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım.” (Yaratılış 17:1-5)
Tanrı Avram’ı olduğu yerden aldı ve olması gereken yere getirdiğinde artık İbrahim (Abraham) olmuştu. Tanrı bu şekilde insanı olduğu yerden alır ve kendi kutsallığına büründürerek olması gereken yere, yani kendi huzuruna ve olması gereken kişiye dönüştürür, bu şekilde Tanrı’nın dostu olur.
Tanrı’nın kurtarıcı olması bütün insanlar içindir. Genelde sadece Hristiyanlar için olduğuna dair yanlış bir bilgi vardır.
Tanrı’nın kurtarıcı olması ve insanı kurtarması karşısında insanın ‘evrensel boyutta’ yaptığı tek şey Tanrı’nın kurtarıcı olduğuna iman etmesi ve Tanrı’nın sevgisine göre yaşamasıdır.
Kutsal Kitap’ta Tanrı’nın kurtarıcı sıfatının en iyi anlatıldığı ayetlerden biri de Amos peygamberlik kitabındadır:
“Ey İsrailliler,
Diyor RAB.
Kûşlular, Mısır’ın batısında yaşamaktaydı ve siyahi bir halktı. Filistliler Kaftor’da yaşamaktaydı. Kaftor yani Girit’te yaşayan bu halkı Tanrı kurtardı ve vaat edilen topraklara getirdi. İ.Ö. 1200 ve 1100 yıllarında gerçekleşmiş meşhur deniz kavimleri göçü esnasında, istilacılar Girit’e de uğradı ve yerel halka karşı büyük bir zulüm uygulayarak her şeyi yağmaladılar. Tanrı’nın kurtarıcılığı onlar için de geçerliydi. Tanrı insanlar içinde yarım yapmamıştır. İsrailoğullarını seçmesi onlara bir ayrıcalık vermemiştir aksine sorumluluk vermiştir. İsa’nın ben İbranilerin kayıp koyunları için geldim sözünde de bunu açıklar.
b. Eski Antlaşma’yı Tamamlayan Yeni Antlaşma
Tanrı Eski Antlaşma’da yeni bir antlaşma yapacağını söylemektedir:
“İsrail halkıyla ve Yahuda halkıyla
Yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor” diyor RAB, “Atalarını Mısır’dan çıkarmak için
Ellerinden tuttuğum gün
Onlarla yaptığım antlaşmaya benzemeyecek.
Onların kocası olmama karşın, Bozdular o antlaşmamı” diyor RAB. “Ama o günlerden sonra İsrail halkıyla Yapacağım antlaşma şudur” diyor RAB, “Yasamı içlerine yerleştirecek,
Yüreklerine yazacağım.
Ben onların Tanrısı olacağım,
Onlar da benim halkım olacak.” (Yeremya 31:31-33)
“Ben, yalnız ben RAB’bim,
Benden başka kurtarıcı yoktur.” (Yeşaya 43:11)
“Onlarla esenlik antlaşması yapacağım. Bu onlarla sonsuza dek geçerli bir antlaşma olacak. Onları yeniden oraya yerleştirip sayıca çoğaltacağım. Tapınağımı sonsuza dek onların ortasına kuracağım.
Konutumaralarında olacak; onların Tanrısı olacağım, onlar da benim halkım olacak. Tapınağım sonsuza dek onların arasında oldukça uluslar İsrail’i kutsal kılanın ben RAB olduğumu anlayacaklar.’” (Hezekiel 37:26-28)
Eski Antlaşma’daki bu şartlara uyan sadece İsa Mesih’in getirdiği Yeni Antlaşma ve İsa’nın kurtarıcı olmasıdır:
“Sonra kâseyi alarak şükretti ve “Bunu alın, aranızda paylaşın” dedi. “Size şunu söyleyeyim, Tanrı’nın Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.”
Sonra eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve onlara verdi. “Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın” dedi.
Aynı şekilde, yemekten sonra kâseyi alıp şöyle dedi: “Bu kâse, sizin uğrunuza akıtılan kanımla gerçekleşen yeni antlaşmadır.” (Luka 22:17-20)
c. İsa Mesih’in Kurtarıcı Olarak Gelmesi
Arapça’ya Aramice’den ve Türkçe’ye de Arapça’dan geçen “İsa” ismi (Ye(ho)şua -
,(;ׁע˙ַ ְיֹהוּשו İbranice YHVH’den ve Yeşuah kelimelerinden türemektedir, “Tanrı kurtuluştur” anlamına gelir. İngilizcedeki “Jesus” ise Grekçe formu olan “Ἰησοῦς (Iēsous)” kelimesinden gelmektedir. Mesih, Grekçe Χριστός; (hristos) İbranice משיח: (Messiah) kelimelerinden gelmektedir[9].
Yeni Antlaşma’da Kurtuluş kelimesi ‘sótéria’ (σωτηρία)’dır. İsa’nın bizzati kurtarıcı (σωτήρ, soter) olduğu ve İsa’nın insanlığı günahın ve sonsuz ölümün köleliğinden kurtardığını Eski Antlaşma’da okumaktayız:
“Tanrın RAB, o güçlü Kurtarıcı seninle.
Alabildiğine sevinecek senin için,
Sevgisiyle seni yenileyecek, ezgilerle coşacak.” (Sefanya 3:17)
“Ey Siyon kızı, sevinçle coş!
Sevinç çığlıkları at, ey Yeruşalim kızı! İşte kralın!
O adil kurtarıcı ve alçakgönüllüdür. Eşeğe, evet, sıpaya,
Eşek yavrusuna binmiş sana geliyor!” (Zekeriya 9:9)
“Verdiğimiz habere kim inandı?
RAB’bin gücü kime açıklandı?
O RAB’bin önünde bir fidan gibi, Kurak yerdeki kök gibi büyüdü.
Bakılacak biçimden, güzellikten yoksundu. Gönlümüzü çeken bir görünüşü de yoktu. İnsanlarca hor görüldü,
Yapayalnız bırakıldı.
Acılar adamıydı, hastalığı yakından tanıdı.
İnsanların yüz çevirdiği biri gibi hor görüldü, Ona değer vermedik.
Aslında hastalıklarımızı o üstlendi, Acılarımızı o yüklendi.
Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını, Vurulup ezildiğini sandık.
Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi, Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti.
Esenliğimiz için gerekli olan ceza Ona verildi.
Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, Her birimiz kendi yoluna döndü.
Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi. O baskı görüp eziyet çektiyse de
Ağzını açmadı.
Kesime götürülen kuzu gibi,
Kırkıcıların önünde sessizce duran koyun gibi Açmadı ağzını.
Acımasızca yargılanıp ölüme götürüldü.
Halkımın isyanı ve hak ettiği ceza yüzünden Yaşayanlar diyarından atıldı.
Onun kuşağından bunu düşünen oldu mu?
Şiddete başvurmadığı,
Ağzından hileli söz çıkmadığı halde, Ona kötülerin yanında bir mezar verildi, Ama öldüğünde zenginin yanındaydı.
Ne var ki, RAB onun ezilmesini uygun gördü, Acı çekmesini istedi.
Canını suç sunusu olarak sunarsa
Soyundan gelenleri görecek ve günleri uzayacak.
RAB’bin istemi onun aracılığıyla gerçekleşecek.
Canını feda ettiği için
Gördükleriyle hoşnut olacak.
Doğru kulum, kendisini kabul eden birçoklarını aklayacak.
Çünkü onların suçlarını o üstlendi.
Bundan dolayı ona ünlüler arasında bir pay vereceğim, Ganimeti güçlülerle paylaşacak.
Çünkü canını feda etti, başkaldıranlarla bir sayıldı.
Pek çoklarının günahını o üzerine aldı,
Başkaldıranlar için de yalvardı.” (Yeşaya 53:1-12)
Eski Antlaşma’nın Yeni Antlaşma’da gerçekleşmesini İncil’deki şu ayetlerde görüyoruz:
“Melek onlara, “Korkmayın!” dedi. “Size, bütün halkı çok sevindirecek bir haber müjdeliyorum: Bugün size, Davut’un kentinde bir Kurtarıcı doğdu. Bu, Rab olan Mesih’tir”. (Luka 2:10-11)
“Bunlar kadına, ‘Bizim iman etmemizin nedeni artık senin sözlerin değil’ diyorlardı. ‘Kendimiz işittik, O’nun gerçekten dünyanın Kurtarıcısı olduğunu biliyoruz.’” (Yuhanna 4:42)
Çarmıhta Tanrı’nın hem adaletini hem de lütfunu görmekteyiz. İnsanlık içinde bulunduğu karanlıktan, günahtan sadece günahsız ve kutsal olan Tanrı’nın sözü (λόγος-logos) kurtarır.
“Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı. Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Işık karanlıkta parlar. Karanlık onu alt edemedi.” (Yuhanna 1:1-5)
İsa Mesih’in getirmiş olduğu söz, uygulandığında insanın gerçek kurtuluşa eriştiğini İncil’de şu şekilde okuyoruz:
Yuhanna 8
“ İsa kendisine iman etmiş olan Yahudiler’e, “Eğer benim sözüme bağlı kalırsanız, gerçekten öğrencilerim olursunuz. Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak” dedi.” (Yuhanna 8:31-32)
İsa’nın kendisini çarmıhta kurban etmesi ve üçüncü gün dirilmesi Tanrı’nın insanlığı kurtarma planıdır. Bu plan İsa Mesih ile insanlığa açıklanmıştır.
“Tanrı sır olan isteğini, Mesih’te edindiği iyi amaç uyarınca bize açıkladı. Zaman dolunca gerçekleştireceği bu tasarıya göre, yerdeki ve gökteki her şeyi Mesih’te birleştirecek. Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrı’nın amacı uyarınca önceden belirlenip Mesih’te seçildik. Öyle ki, Mesih’e ilk umut bağlayan bizler, O’nun yüceliğinin övülmesi için yaşayalım. Gerçeğin bildirisini, kurtuluşunuzun Müjdesi’ni duyup O’na iman ettiğinizde, siz de vaat edilen Kutsal Ruh’la O’nda mühürlendiniz. Ruh, Tanrı’nın yüceliğinin övülmesi için Tanrı’ya ait olanların kurtuluşuna dek mirasımızın güvencesidir.” (Efesliler 1:9-14)
Sonuç
Kutsal Kitap kendi kendini açıklayan bir kitaptır. Kutsal Kitap’ın Tanrı sözü olduğuna dair en büyük delillerden biri de budur. Kutsal Kitap’ın tefsire ihtiyacı yoktur. Tanrı bize sözünü şüpheye yer bırakmayacak şekilde ve anlaşılacak şekilde ulaştırmıştır. Kutsal Kitap’ta dilin kutsallığı yoktur ve herkes kendi dilinde okuyabilir. Önemli olan anlamdır ve anlamın kutsallığı vardır. Kutsal Kitap üç dilde (İbranice, Aramice ve Grekçe) olarak yazılmıştır ve farklı dillere tercüme edilmiştir. Bu sebeple de Kutsal Kitap’daki kelimelerin başka dillerde ne anlama geldiğine dair bilgilere ulaşabiliyoruz. Bu da Kutsal Kitap’ı kusursuzca anlamamızı sağlamaktadır.
- Tanrı’nın Kurtarışı evrenseldir ve bütün insanlık için geçerlidir.
- Tanrı insanı dünyevi her türlü zulümden, sıkıntıdan kurtarır.
- Günahın ve sonsuz ölümün köleliğinden kurtarır.
Bu kurtuluş, Tanrı’yı yüreğine davet eden herkes için gereçlidir. Çünkü Tanrı bütün ulusların Tanrı’sıdır. İsa Mesih kurtarıcı olarak geldi ve insanlığı günahtan ve sonsuz ölümden kurtardı. İsa Mesih’in getirdiği müjde, şüpheye yer bırakmayacak bir güvenilirlik ve sağlamlık içinde insanlara ulaşmaktadır. Bu tanıklık İsa Mesih’in hayatı ile kendisini göstermiştir.
İncil’de bu gerçeği İsa Mesih iki yerde insanlara bildirir.
“Daha sonra İsa’ya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler.” (Matta 12:22)
İsa Mesih bu cinliye şifa iyileştirdikten sonra İsa’yı kabul etmek yerine suçladılar:
“Ferisiler bunu duyunca,
“Bu adam cinleri, ancak cinlerin önderi Baalzevul’un gücüyle kovuyor” dediler.”
(Matta 12:24)
İsa Mesih bunun üzerine hiç kimsenin inkar edemeyeceği gerçeği söylemektedir:
“Bunun üzerine bazı din bilginleri ve Ferisiler, “Öğretmenimiz, senden doğaüstü bir belirti görmek istiyoruz” dediler. İsa onlara şu karşılığı verdi: “Kötü ve vefasız kuşak bir belirti istiyor! Ama ona Peygamber Yunus’un belirtisinden başka bir belirti gösterilmeyecektir. 40 Yunus, nasıl üç gün üç gece o koca balığın karnında kaldıysa, İnsanoğlu da üç gün üç gece yerin bağrında kalacaktır.” (Matta 12:38-40)
İsa kendisine inanmayan Yahudilere kim olduğunu ve sahip olduğu yetkiyi kimden aldığını şu şekilde anlatmaktadır:
Yuhanna 8
“İsa yine halka seslenip şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.”
13 Ferisiler, “Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil” dediler.
14 İsa onlara şu karşılığı verdi: “Kendim için tanıklık etsem bile tanıklığım geçerlidir. Çünkü nereden geldiğimi ve nereye gideceğimi biliyorum. Oysa siz nereden geldiğimi, nereye gideceğimi bilmiyorsunuz. Siz insan gözüyle yargılıyorsunuz. Ben kimseyi yargılamam. Yargılasam bile benim yargım doğrudur. Çünkü ben yalnız değilim, ben ve beni gönderen Baba, birlikte yargılarız. Yasanızda da ‘İki kişinin tanıklığı geçerlidir’ diye yazılmıştır. Kendim için tanıklık eden bir ben varım, bir de beni gönderen Baba benim için tanıklık ediyor.”
O zaman O’na, “Baban nerede?” diye sordular.
İsa şu karşılığı verdi: “Siz ne beni tanırsınız ne de Babam’ı. Beni tanısaydınız, Babam’ı da tanırdınız.”
İsa bu sözleri tapınakta öğretirken, bağış toplanan yerde söyledi. Kimse O’nu yakalamadı. Çünkü saati henüz gelmemişti.
İsa yine onlara, “Ben gidiyorum. Beni arayacaksınız ve günahınızın içinde öleceksiniz. Benim gideceğim yere siz gelemezsiniz” dedi.
Yahudi yetkililer, “Yoksa kendini mi öldürecek?” dediler. “Çünkü, ‘Benim gideceğim yere siz gelemezsiniz’ diyor.”
İsa onlara, “Siz aşağıdansınız, ben yukarıdanım” dedi. “Siz bu dünyadansınız, ben bu dünyadan değilim. İşte bu nedenle size, ‘Günahlarınızın içinde öleceksiniz’ dedim. Benim O olduğuma iman etmezseniz, günahlarınızın içinde öleceksiniz.” O’na, “Sen kimsin?” diye sordular. İsa, “Başlangıçtan beri size ne söyledimse, O’yum” dedi. “Sizinle ilgili söyleyecek ve sizleri yargılayacak çok şeyim var. Beni gönderen gerçektir. Ben O’ndan işittiklerimi dünyaya bildiriyorum.”
İsa’nın kendilerine Baba’dan söz ettiğini anlamadılar. Bu nedenle İsa şöyle dedi: “İnsanoğlu’nu yukarı kaldırdığınız zaman benim O olduğumu, kendiliğimden hiçbir şey yapmadığımı, ama tıpkı Baba’nın bana öğrettiği gibi konuştuğumu anlayacaksınız. Beni gönderen benimledir, O beni yalnız bırakmadı. Çünkü ben her zaman O’nu hoşnut edeni yaparım.”
Bu sözler üzerine birçokları O’na iman etti”. (Yuhanna 8:12-30)
Bu ayetlerde İsa üç önemli konuya dikkati çekmektedir:
1. İsa İbranilere kendi inandıkları yasa çerçevesinde kim olduğunu kanıtlıyor.
2. İkinci tanığın ise Baba Tanrı olduğunu söylüyor.
3. Getirdiği kurtuluşun tek kurtuluş olduğunun ispatının çarmıh olduğunu yani ölümü-dirilişini söyler.
Buradan da anlıyoruz ki İsa Mesih, başkalarının iddia ettiğinin aksine, kimliğini açık bir şekilde açıklamıştır. Çarmıhta öleceğini ve dirileceğini de aynı açıklık içinde izah etmiştir.
İsa, Tanrı’nın sözüdür, Tanrı ile aynı öze sahiptir ve bu sebeple de Tanrı’dır. O insanlığın kurtarıcısıdır. Kendi canını vermeye ve almaya muktedir olandır[10].
Eğer Yeni Antlaşma’da Mesih için gerçekleşen peygamberlikleri Eski Antlaşma’dan çıkarırsak geriye Mesih’e dair bir peygamberlik kalmaz. Eski ve Yeni Antlaşma’daki bu bütünlük ve İsa Mesih’in hayatında gerçekleşmiş olan bütün peygamberlikler
İsa’nın kim olduğuna dair bize şüpheye yer bırakmayacak deliller sunmaktadır.
İsa’nın Mesih olduğuna karşı çıkanlar bu durumu açıklamalıdır. İncil’de gerçekleşen olayların tarihi,
arkeolojik ve bilimsel delilleri şüpheye yer bırakmayacak bir gerçeklikle İsa’nın kim olduğunu bütün insanlığa açıklamaktadır.
İsa’nın kimliği ve Kutsal Kitap’ın güvenilirliği asla sis perdesinin içinde değildir. Tanrı’nın işlerinin tarihi iz düşümünü okumaktayız. Bu sebeple bir kişi Kutsal Kitap’ın Tanrı sözü olmadığına inanabilir, yürekler Rab’bin elindedir ama asla Kutsal Kitap mitolojiden etkilenmiştir ya da hikâye ve gerçeklik dışı anlatımlar sunmuştur diyemez, çünkü elimizde bu iddiayı çürütecek yüzlerce delil vardır.
İsa’nın getirdiği kurtuluş bugün de varlığını insanlara göstermektedir. Bugün de mucizeler gerçekleşmekte ve insanlar Rab’bin adıyla şifa bulmaktadır. İsa göğe çıktıktan sonra İsa’ya iman edenlerin elinde sadece Kutsal Kitap yoktu aynı zamanda da Kutsal Ruh vardı. İsa’nın getirdiği gerçek kurtuluşun mucizevi etkisi sadece İsa ile sınırlı değildir. Kutsal Ruh’un rehberliğinde, İsa’nın kendisine iman edenlere vermiş olduğu yetki ile İsa’nın ikinci gelişine kadar devam edecektir.
Kaynakça
- Açıklamalı Kutsal Kitap, ( 2017), AKKİT, 2. baskı, İstanbul.
- Mcdowell, Josh ( 2021) Hüküm Gerektiren Yeni Kanıtlar, GDK, İstanbul.
- Smith, William (1883), Dictionary of Bible, Vol. II, Houghton, Mifflin and Company, Boston

Yorumlar