ESİNLEME
- İhsan Özbek
- 21 Nis
- 8 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 saat önce
Kutsal Kitap'ın yazarının kim olduğu sorusu konuya uzak olanlar için çok sık akla gelen bir konu olabilir. Kutsal Kitap, Tanrı'nın sözü olduğuna göre içindeki kitapçıkların yazarları olarak anılan kişilerin katkısı nedir? Eğer bu kitapçıkları insanlar yazdıysa Tanrı'nın bu konudaki rolü ne olabilir?
Tanrı'nın sözünün kayda alınması ile ilgili öğretiye Esinleme öğretisi adı verilir. Thiessen şöyle yazmıştır: "Vahiy başka türlü öğrenilemeyecek gerçeğin iletilmesidir, esin-leme ise gerçeğin kaydıyla ilgilidir2. “ Tanrı vahyini kay-deden insanlar üzerinde gereken her türlü etkiyi yaparak metnin O'nun istediği biçim ve içerikte yazılmasını sağlamıştır. Tanrı'nın Ruhu tarafından yönlendirilen insanların, Tanrı'nın sözlerini kendi yetenek ve birikimlerini kullanarak Tanrı'nın amacına uygun ve doğru bir biçimde iletmelerine esinleme denir.
Esinleme kavramıyla ilintili olarak üç noktanın altı çizilmelidir:
I. İkili yazarlık: Kutsal Yazılar hem Tanrı hem de insanın ortak yazarlığının ürünüdür. Chafer şu sözlerle konuyu açıklamıştır: "İlahi açıdan, Kutsal Yazılar, Tanrı'nın sözü olarak Tanrı'dan kaynaklanmış ve yalnız O'nun zihninin ifadeleridir ve insani açıdan Tanrı tarafından seçilmiş bazı insanların Tanrı'nın sözünü alma şerefi ve sorumluluğuna sahip olarak bu sözü yazılı biçimde iletmeleridir. "3
Kutsal Yazılar'ın yazarının Tanrı oluşu onun kusursuzluğunu ve insan üzerindeki yetkisini bildirmektedir. Tanrı Kendi zihninde iletmek istediklerini yetkin bir biçimde iletebilecek güce sahiptir ve iletilmesini istediği sözlerin seçtiği insanlar tarafın-dan kusursuz bir biçimde yazılmasını da sağlaya-bilecek durumdadır. Sözlerinin kusursuzluğunu yazılma aşamasında korumaması (ya da koruya-maması) O'nun Tanrılık sıfatlarıyla (örn. adalet, iyilik, mükemmellik, her şeye yeten gücü, her şeyi bilir olması vb) bağdaşamaz. Bu nedenle Tanrı'nın sözü açısından yazımındaki kusursuzluk bir temel değerdir.
Öte yandan Tanrı, bu sözleri iletmek üzere bazı kişileri seçmiştir. Kutsal Yazılar incelendiğinde yazılı metinlerdeki insani unsurlar açıkça görülmektedir. İnsan yazarların kimlikleri, eğitimleri, deneyimleri hakkındaki bilgiler, kimi zaman ipuçları halinde de olsa yazılı metinlerden anlaşılmaktadır. Vahyin peygamberlere ve vahiy açısından aracı konumundaki diğer insanlara dikte edilmesi ya da gökteki bir orijinal metinden (kimi Yahudi ve Müslümanlar açısından olduğuna benzer bir biçimde) indirilmesi söz konusu değildir. "Tanrı'nın onlar aracılığıyla iletmek istediği bildiriyi yazarlar, kendi deneyimleri, kelime dağarcıkları ve kişisel üsluplarının içinde özümsemişlerdir.4 "Kutsal Kitap yazarları, yazdıkları konularda Tanrı'nın zihni ile uyum içinde olmuşlardır.
İkili yazarlık konusu Kutsal Kitap'ın bütün kitapçıkları (Yaratılış'tan Vahiy'e kadar) ve bütün ayetleri açısından geçerlidir.
Kutsal Kitap'ta özellikle Eski Antlaşma'da geçen "Rab diyor ki" vb. ifadeler ikili yazarlık için bir kanıttır. Peygamberler doğrudan Tanrı'nın onlara bildirdiklerini ilettiler (Hag 1:12). Yeni Antlaşma'da, Eski Antlaşma alıntıları yapılırken yazılan "RAB'bin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz" (Mat. 1:22) ya da "peygamber aracılığıyla bildirilen şu söz" (örn. Mat. 2:17) ifadesi İsa zamanında Tanrı-insan yazarlığı ilişkisinin kabul edilmiş olduğunu ifade eder. Bu nedenle Eski Antlaşma'da peygamberin sözlerini dinlememek, karşı çıkmak doğru-dan Tanrı'ya karşı işlenen suçları ifade ediyordu (1Sa. 13:8, 13; 15:1-35). Aynı şekilde Yeni Antlaşma'daki ikili yazarlık fikri de ayetlerden görülmektedir (2Pe. 3:16; 1Ko. 2:13; 1Se 2:13).
I. Doğruluğun korunması: İnsanın sınırlı anlama ve ifade etme yeteneği ile yazılmış olsa da Tanrı'nın sözü, ilahi niteliği ve Tanrısal kaynağı nedeniyle doğruluğundan bir şey kaybetmez. Tanrı kimliğin den ötürü Kendi sözünü korumak durumundadır (Mez. 119:160; Mat. 5:17-20; Yu. 10:34-35).
İnsan yazarların, "Öğrettikleri şeyler, sınırlı olsalar da, Tanrı'nın öğrettikleridir. Tanrı doğasını ve değişmez amaçlarını insan dilinde açıklamaya tenezzül etti ... gerçek, içeriğin bir niteliğidir ve sözlerle açıklanmaktadır. Bu nedenle Kutsal Kitap'ın sözle ifade edilen içeriği kusursuz, yani tam olarak ger-çektir. "5 İnsanlar, Tanrı'yı anlamakta ve ifade etmekte elbette sınırlıdır. Aşkın olan Tanrı, insanla iletişim kurma dileği nedeniyle insan düzeyinde iletişim kurmuştur (Yşa. 40:28; Rom. 11: 33-34; İbr. 1:1-2; Yu. 1:1-4,14-18; 14:9). Doğru ve adil olduğu için ilettiği sözler de doğrudur (Yas. 32:4; 2Ti. 3:16; 1Pe. 1:20-21).
"Kutsal Yazılar'ın tümü Tanrı esinlemesidir..." (2Ti. 3:16). Burada "esinleme" olarak tercüme edilen theopneustos sözü "Tanrı soluğundan" anlamına gelmektedir. Tanrı Adem'e soluğuyla yaşam ver-mişti (Yar. 2:7); yine soluğundan olan Kutsal Kitap aracılığıyla da insanlara yaşam vermektedir.
Warfield, "Tanrı soluğundan olma"nın yalnızca yazılmayla sınırlı bir işlev görmediğini belirtmiştir. Warfield'e göre Tanrı'nın etkinliği yalnızca geçmişte değil şimdi de de görülmektedir. Esinleme sayesinde Kutsal Yazılar aracılığıyla Tanrı sözünün şimdi de etkin ve diri olduğunu düşünmemiz mümkündür. 6 "Tanrı soluğundan olma" fikrinin ardın-da Tanrı'dan gelen vahyin alıcısı olan topluma ile-tilen bir bilgelik olduğu söylenebilir (Eyü. 32:8). Mounce, bu ayette Tanrı'dan gelen bilgeliğin başka kaynaklardan edinilen bilgeliğin tersine yararlı olan söz olduğunun açıklandığını yazar.7 Kişisel yaşam açısından öğretici ve olgunlaştırıcı bir nite-lik taşır (İbr. 4:12; Yu. 17:17; 2Ti. 3:16-17). Üçal ve Malcolm ise esinle yaratma arasındaki bağlantıya dikkat çekmişlerdir.8 Gerçekten de Hez. 37:1-14 ayetleri göz önüne alındığında Tanrı soluğunun yeni yaşam verme niteliğine sahip olduğunu da görüyoruz (bkz. Eyü. 33:4). Tanrı soluğunun aynı zamanda yetki taşıdığını da anlıyoruz (2Ti. 3:16-17). İsa cahil insanlar olan (Elç. 4:13) öğrencilerine soluğunu üflediğinde Kutsal Ruh'la birlikte yetki de vermiş oldu (Yu. 20:22-23).
Bütün bu bilgiler ışığında "Tanrı soluğundan" olan Kutsal Yazılar bu nitelikleri nedeniyle yararlı, yet-kili ve güçlüdür. Tanrı Kendi doğruluk ve adalet gibi sıfatları nedeniyle sözünün değişmesine, etki-sinin azalmasına izin veremez. Tanrı'dan kaynaklanan, O'nu tanımlayan Kutsal Yazılar'ın doğru olmamaları ya da vaat edilen olumlu etkilerinin ortadan kalkması olanaksızdır.
I. Kusursuzluk özgün elyazmalarındadır. Ne yazık ki, Kutsal Kitap yazarlarının elinden çıkan özgün metinler günümüze ulaşmamıştır. Tanrı'nın kusursuz bir biçimde yazdırdığı bu metinler bir önceki bölümde de ele alındığı gibi zaman içerisinde kopyalama sırasında çeşitli nedenlerle değişime uğramıştır. Bu değişimin yapılan çalışmalar sonucunda ne doğru öğretileri çarpıtabilecek ne de vahyin doğasını bozabilecek ölçüde olduğu görülmüştür. Bu nedenle elimizdeki metnin güvenilir olduğu söylenebilir. Yine de bilim insanları elimizdeki metinler üzerinde çalışmayı sürdürerek kusursuz metne ulaşmaya çaba harcamaktadırlar.
Hodges ve Farstad, editörlüğünü yaptıkları Grekçe Yeni Antlaşma metninin giriş bölümünde şöyle yazarlar: "Bu yorucu çalışmada emek veren bizler tarihin hiçbir şekilde son ermediğini kabul etmek konusunda hem fikiriz. Çalışmalarımız ellerimizde Yeni Antlaşma elyazmalarının eksiksiz bir örneğini tuttuğumuza emin olana dek sürecektir." 9 İki yüzyıldan uzun bir süredir Kutsal Kitap metinleri üzerinde çalışan Hristiyan ve başka inançlardan biliminsanları özgün elyazmalarının tekrar elde edilmesi yolunda ciddi bir gayret göstermektedirler.
Yukarıda kusursuzluk ve ikili yazarlık konusunu da kap-sayan biçimde Esinleme öğretisinin doğrulunu kanıtlamak üzere iki yöntem kullanılmaktadır: Tümdengelim ve Tümevarım yöntemleri.
I. Tümdengelim yöntemine göre kanıtlar:
1. Tanrı'nın Kimliği: Kutsal Yazılar'ın kaynağının Tan-rı olduğu ifadesi bizzat Tanrı'dan gelmektedir (2Ti. 3:16). Bu sözün doğru olması gerektiği de Tanrı'nın karakterinin yalan söylemeye ya da gerçek dışı beyanda bulunmaya olanak tanımamasıyla açıklanır (Say. 23:19). Bu ifade Tanrı'dan geldiğine göre doğrudur.
2. Kutsal Kitap içeriğinin tutarlılığı ve uyumu: Kutsal Kitap kırktan çok yazar tarafından yazılmış altmış altı kitapçıktan oluşur. Bu yazarlar üç kıta üzerinde farklı coğrafyalarda ve bin beş yüz yılı aşan farklı zaman dilimlerinde yaşamış olmalarına karşın uyumlu bir eser ortaya çıkarmışlardır.
3. Kutsal Kitap'ın içeriği: Hem nesnel (yüzyıllar önce yazılmış olan metinlerdeki peygamberlik sözlerinin gerçekleştiği hem Kutsal Kitap'ta hem de tarih-sel harici metinlerde görülebilmektedir) hem de öznel (insanlar Kutsal Kitap'ı okuyunca iman etmekte, yaşamlarında değişiklikler olmaktadır) kanıtlar Kutsal Yazılar'ın içeriğinin Tanrısal olduğunu göstermektedir.
II. Tümevarım yöntemine göre kanıtlar:
1. İsa'nın Kutsal Yazılar'ı kullanmaktaki tavrı: Tora ve peygamberlerin sözlerini doğrulaması ve sonsuza dek geçerli olduklarını ilan edip herkesin uygulamasını beklemesi (Mat. 5:17-20) Hıristiyanlar için belirleyici bir öneme sahiptir. Luka metninde kayıtlı olan son sözlerinde hem Musa'nın yazılarını (Tora, Yasa), hem peygamberin yazılarını, hem de Mezmurları (Bilgelik metinleri, Kitaplar) bir bütün olarak değerlendirmiş ve onu anlayabilmeleri bağlamında elçilerin zihinlerini açmıştır (Lu. 24:44. 47). Kutsal Yazı'nın geçerliliğini ve yetkisini yitirmeyeceği Yuhanna 10:35 ayetinde bildirmiştir.
İsa, Eski Antlaşma'nın Yahudi geleneğindeki bölümlenmesine uygun olarak (Tora, Neviim, Ketu-vim/Yasa, Peygamberler, Yazılar) her üç bölümden de alıntı yapmıştır (örn, Mat. 19:4-5; 21:5; 22:44) Kutsal Yazılar'dan alıntı yaparken sözcüklere ve onların kullanılış biçimlerine bile önem verdi (Mat 22:32).
Elçilere, Yeni Antlaşma metnini kaleme alırlarken doğru olarak anımsayabilmeleri için Kutsal Ruh'un yardımını alacakları konusunda güvence verdi (Yu. 14:26; 16:13-15). Dünya yıkılmadan Tanrı'nın sözünün yıkılmayacağına ilişkin insanlığa da güvence verdi (Mat. 5:18).
2. Kutsal Yazılar'ın tümü Tanrı esinidir (2Ti. 3:16): Bu ifade Kutsal Kitap'ın içerisindeki her bir sözü kapsamaktadır. Bir bölümü, bir yazın biçimi ya da bir yazarın eserleri değil, bütün Kutsal Kitap'taki her söz esinlemenin ürünüdür.
1. Esinlemenin yöntemi: Kutsal Kitap insan yazarların Tanrı sözünü esinle nasıl aldıklarını da açıklar. Bu sözler peygamberin kendi kişisel yorumlarının ürünü değildir. Sözlerin kaynağı Tanrı'dır ve insanlar bu sözleri kullanırken Kutsal Ruh Tanrı tarafın-dan yönlendiriliyorlardı (2Pe. 1:20-21).
2. Kutsal Ruh'un etkisi: Kutsal Ruh esinleme süre-cinde yukarıda da açıklandığı gibi yazarlara hem yazacakları olay ve konuşmaları anımsamaları (Yu. 14:26) hem de yazım sürecinde (olaylarla konuşmaların anlamlarını kavramak ve onları yorumlamak için; 2Pe. 1: 21) yardım etmiştir.
Kutsal Ruh'un Kutsal Kitap yazarlarını esinlemesi yalnızca onların Kutsal Kitap yazarlığıyla ilgili eylemleriyle sınırlıdır. Esinleme yazarlarla ilgili bir kavram değildir; yazar-ların yazdıkları yazılarla ilgili bir kavramdır. "Kutsal Yazılar'ın tümü Tanrı esinlemesidir" (2Ti. 3:16), onun yazarlarının sözlerinin tümü değil. Bu durum Kutsal Ruh tarafın-dan yönlendirilen Kilise'nin üyesi olan inanlıların ürettiği bütün eserler için de geçerlidir. Dolayısıyla hiçbir Konsey, Sinod, Meclis, Heyet kararı Kutsal Kitap ile aynı yetkide düşünülmez.
Bir başka gerçek de Dr. Wm. Evans tarafından şöyle yazılmıştır: "Kutsal Yazılar esinlenmiş olmasına karşın, konu-şan her kişi tarafından söylenen sözler ilahi yetkiyi aynı ölçüde taşımaz ve içinde aktarılan insanların yaşam öykülerindeki her eylem aynı ölçüde ilahi onaya sahip değildir. Örneğin, Eyüp kitabında Yehova'nın sözleri, Şeytan'ın dedikleri ile Eyüp'ün ve üç arkadaşının konuştukları aynı derecede esinleme ile yazılmış olsalar da, aynı derecede yetki taşıdıkları ileri sürülemez. Her konuşmacı kendi sözlerinden sorumludur."10 Esinleme bu kişilerin her birinin sözlerinin doğru aktarılmasını sağlar ama bu sözlerin niteliklerinin doğruluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Kutsal Ruh bütün Hıristiyanlar'a Tanrı'ya ilişkin bir anla yış verir ve onları Tanrı'ya ilişkin gerçeklere yönlendirir (2Ko. 2:6-16). Ancak Tanrı'nın yazılı sözü Kutsal Kitap' oluşturacak vahyin kaleme alınmasıyla ilgili olarak 'esin-leme' konusu gündeme gelmektedir. Tanrı'nın soluğuyla yazılan metinler günümüz Kutsal Kitap'ının içinde bulu-nan metinlerdir.
KATOLİK VE ORTODOKS KİLİSELERİ AÇISINDAN ESİNLEME ÖĞRETİSİ
Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri kitabı aynı konuda benzer ifadeleri kullanır: "Tanrı Kutsal Kitabın yazarıdır... içindeki ... açınlanmış gerçek, Kutsal Ruh'un esiniyle yazılmıştır."11 Aynı sayfada Dei Verbum'dan yapılan alıntıda şöyle yazılmıştır: "Kutsal Ana Kilisemiz, havarilerden gelen inançla, Eski ve Yeni Ahit içindeki kitapları bütün bölümleriyle kutsal ve Kilise yasalarına uygun kabul eder, zira, Kutsal Ruh'un esiniyle yazıldıklarından bunların yazarı Tanrı'dır ve bunlar oldukları gibi Kilise'nin kendisine aktarılmışlardır." Bu ifadelerde esinlemenin Tanrı tarafından yapıldığı açıkça belirtilmektedir. İnsan yazar-lar Kilise'nin parçaları oldukları için, Kilise'nin Kutsal Yazılar'ın benimsenmesi sürecindeki yetkisine dolaylı bir gönderme yapılmaktadır.
Esinleme'nin yöntemi de aynı kitapta şu biçimde açıklanır: "Tanrı kutsal kitapların yazarlarını esinlemiştir. 'Bu kutsal kitapların kaleme alınması amacıyla, Tanrı onlarda ve onlar aracılığıyla bizzat kendisi davranarak, kendi isteğine uygun olanı ve sadece bunu yazmaları için gerçek yazarlar olarak yeteneklerinden ve çabalarından tam olarak yararlanabileceği insanlar seçtii"12 Burada da vurgu yazarların yeteneklerinden yararlanan Tanrı'nın, yazım sürecindeki etkin rolü üzerindedir. Michel ise kitabında insan yazarın rolünü biraz daha ağırlıklı göstermektedir: İkili yazarlığı kabul eder ve "insan yazar Tanrı mesajını kendi öz düşünce tarzına göre iletir" diye aktarır. 13 Kutsal Yazılar'ın Tanrı tarafından insan yazarlara esinlen-miş olmasının toplumsal bağlamı yani esinlemenin bir Kilise içinde yapılmış olduğu gerçeği Ortodoks yazarlar tarafından da sıkça vurgulanır. Gelenek, Kutsal Yazılar'ın esinlendiği ruhsal bağlamı ifade eder. "Kutsal Kitap çeşitli tarihsel olaylar bir toplum için ve o toplumun içinde bir araya getirilmişlerdir. Bu noktanın esinleme öğretisinde, özellikle de İsrail'in seçimiyle alakalı olarak doğrudan bir sonucu vardır. Kutsal Kitap'ta Tanrı bazı yazarların ağzın-dan İsrail'e seslenir, ama aynı zamanda bir topluluk ola-rak İsrail aracılığıyla da dünyaya seslenir. 14 Kilise'nin konumuna verilen önem açıkça gözükmektedir. Her iki Kilise de kendilerini Kutsal Ruh tarafından oluştu-rulan Gelenek'in mirasçısı saydıkları için, kendilerini yine Kutsal Ruh tarafından verilen Kutsal Yazılar'ın da emanet-çisi olarak görürler. Kutsal Yazılar insanlığa seslenmektedir ama onunla birlikte Kilise de insanlığa (tıpkı İsrail gibi) seslenme sorumluluğunda sayılmaktadır. Esinleme bu anlamıyla olmuş bitmiş bir şey değil, Kilise Gelene aracılığıyla sürmekte olan bir durum olarak görülür.
Evrensel Kilise'nin, yani bütün dünyada her dönemde ya-sayan İsa Mesih imanlılarının Kutsal Yazılar'ın emanetçisi olduğu kabul edilmesi gereken bir gerçektir. Ancak Kilise Geleneği'nin Kutsal Yazılar düzeyinde bir yetki ileri sürmesi kaynağı Kutsal Kitap olmayan bir durumdur.
YAHUDİLER AÇISINDAN ESİNLEME ÖĞRETİSİ
Besalel'in Yahudilik Ansiklopedisi'nde Tora'nın ya bir defada Sina Dağı'nda ya da çeşitli vesilelerle birçok kere de Musa'ya "malum kılındığı" ileri sürülmektedir. Farklı görüşlerin aktarılması sırasında Kutsal Kitap'ın verildiği ilahi kaynak doğrulanırken insani bağlamın niteliği tar-tışılmaktadır. 15Esinleme sürecinin Musa açısından biçi-mi Tora'nın Musa'ya dikte edildiği biçiminde özetlenmek-tedir.16
Yine de diğer peygamberler açısından kendilerine verilen mesajın içeriğini iletirken sosyal konumlarıyla alakalı ya da başka simgesel eylemlere dayanak kişisel üsluplar kul-landıkları da açıklanmaktadır.17Dolayısıyla ikili yazarlığa dayanan bir mesaj söz konusudur ve insan yazar son derece kişisel yöntemler kullanabilmektedir.
2 Thiessen, 1967, sf. 105
3 Chafer, 1974, 1. Cilt, sf. 72
4 Kaiser, 2001, sf. 17
5 Gordon R.Lewis; Geisler, ed; 1980, sf. 261
6 Aktaran Vanhoozer, bkz. Treier C Lauber, 2009, sf. 35
7 Mounce, 2000, sf. 570
8 Üçal ve Malcolm, 2006, sf. 318
9 Hodges ve Farstad, 1985, sf. Xliii
10 Duffield & Van Cleave 1983, sf. 21
11 Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri, 2000, sf. 45
12 age, 2000, sf. 45-46
13 Michel, 1992, sf. 21
14 bkz. Clendenin, 2000, sf. 83
15 Besalel, 2001, 3. Cilt, sf. 739
16 age, sf. 744
17 age, sf. 503


Yorumlar